17 Ocak 2007
Polikacılar ve Karıları
"Well behaved women rarely make history" - Laurel Thatcher Ulrich
Bundan birkaç yıl önce, AKP yeni iktidara geldiğinde internette bir sılaytşov dolaşıyordu. Bütün internet sılaytşovları gibi, o da sığ, yüzeysel, ve önyargılıydı. Her bir sılayta müslüman ülkelerin liderlerinin "modern" giyimli först leydilerinin şık mı şık pozları konmuş, en sona da başörtüsüyle Emine Erdoğan. "Ortadoğululardan geri kaldık" diye hayıflanılıyor. Sanırım biz Osmanlı torunu olduğumuz için, müslümanlar arasında ayrıcalıklı olduğumuz inancı hala geçerli.
Aslında, hayıflanılanın aksine, o sılaytşov, (kendi adımıza) sevinilmesi gereken bir tablo sunuyor. Bizim gerçekten, ayrıcalıklı değil de, farklı olduğumuzu gösteriyor çünkü. Hele bir de üstüne, bizde şiddet yanlısı dinsel gericiliğin, o ülkelerdeki kadar yaygın ve güçlü olmadığını koyun (2003 yılında yapılmış bir araştırmaya göre İslam adına adam öldürmeyi onaylayanların oranı Türkiye'de diğer müslüman ülkelerin en fazla yarısı kadar). İster emperyal geçmişimizin bir sonucu olarak yorumlayın, ister Kemalizm'in uluslaşma çabalarının bir başarısı olarak görün. Batı tarafından doğrudan sömürülmüş müslüman toplumlarda kitleler yoksulluğa batırılıp, diktatör devlet başkanları batılı ve lüks bir hayat yaşayıp, buna da İslam'a dayanarak, kitleleri dinsel gericikle danışıklı dövüş, bazen işbirliği halinde manipule ederek geçerlilik sağlıyor. Bizde ise yönetici sınıfla kitleler arasında böyle bir kopukluk yok. Tamam, bizim de işbirlikçi yöneticilerimiz var, ekonomik dengesizliğimiz dizboyu, ama tezkere reddeden meclisimiz de var. Neyse, konumuz kadınlar.
Baykal, kırk yılın başında doğru bir kelam etti, ama kendisi öyle bir etti ve öyle bir çarpıtıldı ki pişman oldu: "Başörtüsü, eşlerin ayıplarını örtmeye yetmez." Kullanıldığı bağlamda yanlış anlaşılması imkansız, ama kendi başına da yanlış anlaşılmaya yer bırakmayacak bir cümle. Ama, "yanlış anlaşıldı". Buradaki kastı geçelim, bilinçaltımız bile bu gayet açık cümleye taşımadığı bir anlam kazandırmamıza yetiyor. Öznesi kadın çünkü. Bizler, kadına özneliği değil de, ancak ve ancak ayıbı yakıştırdığımız için, cümlenin öznesini eleştirilen politikacılar, ayıp sahibini de karıları olarak görüyoruz hemen.
Elbette, Baykal'ın söylediği doğru ve haklı olsa da, kendi icraatını gözönüne aldığınızda, hem yakışıksız, hem de kendine karşı silaha dönüşmeye gerçekten uygun. Çünkü, iktidarın, kendi yolsuz uygulamalarını başörtüsü mağduriyetinin ardına sığınarak gizlediği, hatta haklı kıldığı tespitinde haklı olan Baykal, bugüne dek bu mağduriyeti ortadan kaldırmak için hiçbirşey yapmadı. Hem de, kendisi için dezavantajlı olduğu açık olan bu sorunun çözülmesi için anahtar konumdaki birkaç kişiden biri olduğu halde. Kendi sözümona "sol" ilkeleri, bu konudaki eşitsizliğin giderilmesini gerektirdiği halde.
Bunun üzerine kabinedeki yegane kadın bakan, Baykal'a savaş açtı. Kadından sorumlu bu bakan, elbette, kadından değil, partisinden yana tavır aldı. O direk kadını hedef alarak karşılık verdi. Ve muhteşem bir üslupla. Son olarak "Çokeşlilik erkeklerin doğasında var" demeyi de başardı, bu "kadından sorumlu", "kadın bakan".
İşte kadın sözcüğünün ayıp sayıldığı, onun için kullandığınız alternatif sözcüklerin siyasi ideolojinize, sosyal sınıfınıza göre şekillendiği, ama yukarıdaki örneklerde de görüldüğü üzere "kadın" konusunda herkesin hemfikir olduğu bir ülke burası.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Sayın Balnbazar,
Yazmak istediklerim var ama kısa bir seyahate çıkmak üzere olduğum için sadece bir noktaya değineceğim.
Bakan'a tepki gösteriyorsunuz sözlerinden dolayı, haklı olduğunuz yanlar var ama bu, bakanın ilgili ifadesinin bağlamı dışında genel anlamda doğru olduğu gerçeğini değiştir mi?
Bu konuda üç bölüm halinde bir makalenin değerlendirmesini yapmıştım. Şimdilik onun linklerini vereyim.
1)http://www.dusunceler.org/2006/11/20/iki-feminizm-arasinda-i/
2)http://www.dusunceler.org/2006/12/01/iki-feminizm-arasinda-ii/
3)http://www.dusunceler.org/2006/12/10/iki-feminizm-arasinda-iii-son/
Okuyup değerlendirebilirseniz sevinirim.
Saygılar.
Nitelikli bir yazi, yerinde tespitler.
Deniz Baykal'in bu kadar kötü muhalefet yapmasi hem CHP, hem AKP hem de Türkiye için büyük talihsizlik.
Issizlik, enerji darbogazi, altyapi eksiklikleri, egitim ve adaletle ilgili binlerce sorun sira beklerken kadinlarin basörüsünü malzeme yaptigi için gelecek seçimlerde seçmen tarafindan cezalandirilacak BAYKAL. %10'u geçemezse sasirmayacagim.
Dostlukla
Yorum Gönder